12 Nisan 2009 Pazar
04 Mart 2009 Çarşamba
21 Şubat 2009 Cumartesi
Sevemedim Kara Gözlüm Seni Doyunca...
'' Anladım ki herşeye sahip olmak isteyen elindekini de kaybediyormuş.. ''
Bu cümlenin ilk duyduğumda ne anlama gelebileceğini anlayamacak kadar küçüktüm. Hayatın ne olduğunu bilmiyordum o zamanlar .. Ahh güzel zamanlar Daha sonra birden aklıma geldi ve düşünmeye başladım büyüdükçe, okumaya başladıkça, canım yandıkça, kanadıkça ben .. Gerçekten de öyle miydi ? Sahip olduklarımızla farketmeden kaybettiklerimiz nelerdi ? Gözden kaçırdıklarımız ? Herşeye sahip olduğumuzu zannedip aslında hiçbirşey kazanmamış mıydık ? Kaybedenlerdenmiydik yoksa ?
Gelelim bu cümlenin çıkış noktasına.. Bilmiyorum benim kadar Türkan Şoray hayranımısınızdır ama Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın unutulmaz filmi ( bence ) '' Balıkçı Güzeli '' filminden. Azize ve Şopenimiz .. Meçhul bestecimiz nasıl da Azizesine şu mısraları döktürmüştür :
'' Sevemedim kara gözlüm seni doyunca,
Hep kıskandım seni elden yıllar boyunca ''
Ee kara gözlüm deyince çok da düşünmemek gerekir zaten filmin güzeli kimdir diye Tabiki Türkan Şoray.
Öyle bir aşk ki kavuşmak imkansız gözüküyor. Ama tüm Türk filmlerinde olan şey gerçekleşecek.. Mutlu son. Sağolsun o zamanların senaristleri mutsuz olan bizleri daha da üzmemek için hep filmler mutlu sonla bitmiş. İyi de olmuş hala onları anıyoruz.. Aşkı belki de bunlarda yaşıyoruz. Umuyoruz ki böyle olsun diyoruz ..
Çok etkileyen bir filmdi bu beni. Halen daha sahneler gelir gözümün önüne.. replikleri hatırlamaya çalışırım devamlı .. Vay be ne adamlar var Vay be ne kadınlar var demek belki de .. Belki de filmlerde yaşamak, şarkılarda, türkülerde bilemiyorum..Ama ben hepsinde yaşıyorum galiba.. Yok muyum ne
Şöyle bir sahne vardı. Azizemiz bir köşke şarkı söylemeye gider ünlüdür. Nişanlanan çiftleri tebrik etmek ister ama bakınız ki kaderin oyununa çok sevdiği Şophen'i bir başkasıyla nişanlanmaktadır. Tabir-i caizse yıkılmıştır Azize fakat çaktırmamak gayretindedir ( ama çaktırır ) Şarkısını söylemeye başlamadan önce şunları söyler :
'' Söyleyeceğim ilk şarkıyı mutlu insanlara adıyorum. Bu şarkının benim için tatlı acı hatıraları vardır. Aşkın ne olduğunu ben bu şarkıyla öğrendim. Saadeti bu şarkıda tattım. Bir şey daha öğrendim bu şarkıyla HERŞEYE SAHİP OLMAK İSTEYEN ELİNDEKİNİ DE KAYBEDİYORMUŞ. ''
ve müzik girer Sevemedim kara gözlüm ü dinleriz o güzel sesten
Elindekini kaybettiğini anlar Azize istediklerini elde ettiğini sanır fakat en çok istediğini, sevdiğini bırakmıştır elleri arasından farketmeden..
'' Herkes bana deli diye gülüp geçiyor,
Senin aşkın beni kara gözlüm deli ediyor ''
Gözyaşları duramaz artık akacaktır nitekim nasıl da akmaktadır o kara gözlerden.. Bu sahnede genellikle izleyenlerin boğazına bir yumru takılır.. Yumru takılması kalbi olanlar için geçerlidir tabi kalpsizlerimiz ve burun kıvıranlarımız da mevcuttur. Şarkısını söyler Azizemiz ve o gece babasının kapısına dayanır.. İçi acımaktadır, içindeki o et parçası kanamaktadır Azize'nin.
'' Herşey bitti babacığım bütün hayallerim, aşkım, herşey.. Şöhret, para insanı mutlu etmiyormuş meğer. Sevgiye ihtiyacım var dostluğa, şefkat'e. Kapanıp rahatça ağlayabileceğim sıcak bir göğse ihtiyacım var.. Artık beni bırakma baba .. ''
Azize kaybedenlerdendir.. İçindedir o .. Yanında değil içinde.. Ve herşeyi bırakır döner babasının yanına . Biz de öyle yapmaz mıydık ? Dönmez miydik en sıcak yere ?
Ertesi sabah babasıyla kaldığı yerden devam edebilmek gayretiyle balık pazarına giderler.. Satacaktır balıklarını yine eskisi gibi mutlu olacak zannediyordur .. Hiçbir şey olmamış gibi .. Ama mutlu değildir..Yere çöker ve ağlamaya başlar..
Tam o sırada biri gelir ..
Şopen : 250 gram karides verir misin kara gözlüm ?
Azize : Sen Şophen benim meçhul bestecim .. ( O an anlar meçhul bestecinin sevdiği olduğunu )
Şopen : Bir zamanlar karagözlü, yaramaz, balık kokan bir kız sevmiştim.
Azize : O benim işte. Kokla bak ( Şopen ' e sarılması gözlerden kaçmaz ) Senin kara gözlün balıkçı güzelin.
Şopen : Azizem artık seni sevmekten korkmuyorum.
Ve mutlu son .
Filmin her karesini hatırlıyorum ( tabi bunda çok izlememin de etkisi var ) ama ben duygusalım diyorum kendime çaktırmayın ee tabi duygusalım yoksa niye bu kadar çok izleyeyim ee evet öyleyim
Aşk gerçek aşk bu dedirtiyor insana ( ama filmde olduğunu da unutmamak gerek )
'' Sevemedim kara gözlüm seni doyunca... ''
Serzeniste
Bu cümlenin ilk duyduğumda ne anlama gelebileceğini anlayamacak kadar küçüktüm. Hayatın ne olduğunu bilmiyordum o zamanlar .. Ahh güzel zamanlar Daha sonra birden aklıma geldi ve düşünmeye başladım büyüdükçe, okumaya başladıkça, canım yandıkça, kanadıkça ben .. Gerçekten de öyle miydi ? Sahip olduklarımızla farketmeden kaybettiklerimiz nelerdi ? Gözden kaçırdıklarımız ? Herşeye sahip olduğumuzu zannedip aslında hiçbirşey kazanmamış mıydık ? Kaybedenlerdenmiydik yoksa ?
Gelelim bu cümlenin çıkış noktasına.. Bilmiyorum benim kadar Türkan Şoray hayranımısınızdır ama Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın unutulmaz filmi ( bence ) '' Balıkçı Güzeli '' filminden. Azize ve Şopenimiz .. Meçhul bestecimiz nasıl da Azizesine şu mısraları döktürmüştür :
'' Sevemedim kara gözlüm seni doyunca,
Hep kıskandım seni elden yıllar boyunca ''
Ee kara gözlüm deyince çok da düşünmemek gerekir zaten filmin güzeli kimdir diye Tabiki Türkan Şoray.
Öyle bir aşk ki kavuşmak imkansız gözüküyor. Ama tüm Türk filmlerinde olan şey gerçekleşecek.. Mutlu son. Sağolsun o zamanların senaristleri mutsuz olan bizleri daha da üzmemek için hep filmler mutlu sonla bitmiş. İyi de olmuş hala onları anıyoruz.. Aşkı belki de bunlarda yaşıyoruz. Umuyoruz ki böyle olsun diyoruz ..
Çok etkileyen bir filmdi bu beni. Halen daha sahneler gelir gözümün önüne.. replikleri hatırlamaya çalışırım devamlı .. Vay be ne adamlar var Vay be ne kadınlar var demek belki de .. Belki de filmlerde yaşamak, şarkılarda, türkülerde bilemiyorum..Ama ben hepsinde yaşıyorum galiba.. Yok muyum ne
Şöyle bir sahne vardı. Azizemiz bir köşke şarkı söylemeye gider ünlüdür. Nişanlanan çiftleri tebrik etmek ister ama bakınız ki kaderin oyununa çok sevdiği Şophen'i bir başkasıyla nişanlanmaktadır. Tabir-i caizse yıkılmıştır Azize fakat çaktırmamak gayretindedir ( ama çaktırır ) Şarkısını söylemeye başlamadan önce şunları söyler :
'' Söyleyeceğim ilk şarkıyı mutlu insanlara adıyorum. Bu şarkının benim için tatlı acı hatıraları vardır. Aşkın ne olduğunu ben bu şarkıyla öğrendim. Saadeti bu şarkıda tattım. Bir şey daha öğrendim bu şarkıyla HERŞEYE SAHİP OLMAK İSTEYEN ELİNDEKİNİ DE KAYBEDİYORMUŞ. ''
ve müzik girer Sevemedim kara gözlüm ü dinleriz o güzel sesten
Elindekini kaybettiğini anlar Azize istediklerini elde ettiğini sanır fakat en çok istediğini, sevdiğini bırakmıştır elleri arasından farketmeden..
'' Herkes bana deli diye gülüp geçiyor,
Senin aşkın beni kara gözlüm deli ediyor ''
Gözyaşları duramaz artık akacaktır nitekim nasıl da akmaktadır o kara gözlerden.. Bu sahnede genellikle izleyenlerin boğazına bir yumru takılır.. Yumru takılması kalbi olanlar için geçerlidir tabi kalpsizlerimiz ve burun kıvıranlarımız da mevcuttur. Şarkısını söyler Azizemiz ve o gece babasının kapısına dayanır.. İçi acımaktadır, içindeki o et parçası kanamaktadır Azize'nin.
'' Herşey bitti babacığım bütün hayallerim, aşkım, herşey.. Şöhret, para insanı mutlu etmiyormuş meğer. Sevgiye ihtiyacım var dostluğa, şefkat'e. Kapanıp rahatça ağlayabileceğim sıcak bir göğse ihtiyacım var.. Artık beni bırakma baba .. ''
Azize kaybedenlerdendir.. İçindedir o .. Yanında değil içinde.. Ve herşeyi bırakır döner babasının yanına . Biz de öyle yapmaz mıydık ? Dönmez miydik en sıcak yere ?
Ertesi sabah babasıyla kaldığı yerden devam edebilmek gayretiyle balık pazarına giderler.. Satacaktır balıklarını yine eskisi gibi mutlu olacak zannediyordur .. Hiçbir şey olmamış gibi .. Ama mutlu değildir..Yere çöker ve ağlamaya başlar..
Tam o sırada biri gelir ..
Şopen : 250 gram karides verir misin kara gözlüm ?
Azize : Sen Şophen benim meçhul bestecim .. ( O an anlar meçhul bestecinin sevdiği olduğunu )
Şopen : Bir zamanlar karagözlü, yaramaz, balık kokan bir kız sevmiştim.
Azize : O benim işte. Kokla bak ( Şopen ' e sarılması gözlerden kaçmaz ) Senin kara gözlün balıkçı güzelin.
Şopen : Azizem artık seni sevmekten korkmuyorum.
Ve mutlu son .
Filmin her karesini hatırlıyorum ( tabi bunda çok izlememin de etkisi var ) ama ben duygusalım diyorum kendime çaktırmayın ee tabi duygusalım yoksa niye bu kadar çok izleyeyim ee evet öyleyim
Aşk gerçek aşk bu dedirtiyor insana ( ama filmde olduğunu da unutmamak gerek )
'' Sevemedim kara gözlüm seni doyunca... ''
Serzeniste
Karışık
sizin bildiğiniz gibi değilim ben
nefretle besleniyorum
beni ayakta tutan o
beni hırslandıran
bildiğiniz gibi değilim ben artık
beni siz dönüştürdünüz bir canavara ..
şimdi kendimden ben bile korkuyorsam
bu yarattığınız benin eseridir..
yaratılışımla şimdiki halim arasında
eser yok ..
sizler bozdunuz beni ..
bu anlamsız kalabalık ..
karanlığın içindeysem ben,
ben bile bilmiyorsam aydınlık çıkışı ..
sizler nasıl yardım edebilirsiniz bana ..
karanlık her yer
karanlık ..
Serzeniste
nefretle besleniyorum
beni ayakta tutan o
beni hırslandıran
bildiğiniz gibi değilim ben artık
beni siz dönüştürdünüz bir canavara ..
şimdi kendimden ben bile korkuyorsam
bu yarattığınız benin eseridir..
yaratılışımla şimdiki halim arasında
eser yok ..
sizler bozdunuz beni ..
bu anlamsız kalabalık ..
karanlığın içindeysem ben,
ben bile bilmiyorsam aydınlık çıkışı ..
sizler nasıl yardım edebilirsiniz bana ..
karanlık her yer
karanlık ..
Serzeniste
Gereksiz
sizin bildiğiniz gibi değilim ben
nefretle besleniyorum
beni ayakta tutan o
beni hırslandıran
bildiğiniz gibi değilim ben artık
beni siz dönüştürdünüz bir canavara ..
şimdi kendimden ben bile korkuyorsam
bu yarattığınız benin eseridir..
yaratılışımla şimdiki halim arasında
eser yok ..
sizler bozdunuz beni ..
bu anlamsız kalabalık ..
karanlığın içindeysem ben,
ben bile bilmiyorsam aydınlık çıkışı ..
sizler nasıl yardım edebilirsiniz bana ..
karanlık her yer
karanlık ..
Serzeniste
nefretle besleniyorum
beni ayakta tutan o
beni hırslandıran
bildiğiniz gibi değilim ben artık
beni siz dönüştürdünüz bir canavara ..
şimdi kendimden ben bile korkuyorsam
bu yarattığınız benin eseridir..
yaratılışımla şimdiki halim arasında
eser yok ..
sizler bozdunuz beni ..
bu anlamsız kalabalık ..
karanlığın içindeysem ben,
ben bile bilmiyorsam aydınlık çıkışı ..
sizler nasıl yardım edebilirsiniz bana ..
karanlık her yer
karanlık ..
Serzeniste
Erkek Dediğin ..
ERKEK DEDİĞİN
Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz elimi böyle.
Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek.
İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.
Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek.
Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek.
Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek.
Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak.
Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.
Kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı. Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak.
Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek. Her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi.
Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.
Erkek dediğin askına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin. Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse demeyecek.
Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir.Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir.
Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama bundan çok daha öte bir şey...
Zeki olacak.
Kadının küçük yalanlara, bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisi
katmasını da.
Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak.
Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.
Erkek dediğin önce sevecek.
Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi, vefakarlığı, fedakarlığı...
Erkek dediğin seni koruyacak,kuşatacak.
O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin.
Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dediğin erkek olacak.
Seni sadece sen olduğun için sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.
Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun olacak, huzurla bağrına basacaksın
Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz elimi böyle.
Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek.
İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.
Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek.
Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek.
Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek.
Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak.
Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.
Kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı. Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak.
Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek. Her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi.
Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.
Erkek dediğin askına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin. Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse demeyecek.
Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir.Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir.
Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama bundan çok daha öte bir şey...
Zeki olacak.
Kadının küçük yalanlara, bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisi
katmasını da.
Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak.
Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.
Erkek dediğin önce sevecek.
Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi, vefakarlığı, fedakarlığı...
Erkek dediğin seni koruyacak,kuşatacak.
O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin.
Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dediğin erkek olacak.
Seni sadece sen olduğun için sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.
Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun olacak, huzurla bağrına basacaksın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
